Türkiye ve İngiltere’de şirket kuruluş süreçlerinin ele alındığı webinar kapsamında, şirket yapısı seçimi, vergisel avantajlar ve hukuki yükümlülükler gibi önemli başlıklar detaylı şekilde değerlendirildi.
Türkiye ve İngiltere’de şirket kurmayı planlayan girişimciler ve uluslararası iş yapılarıyla ilgilenen katılımcılar için düzenlenen “Türkiye’de ve İngiltere’de Şirket Kuruluş Süreçleri” başlıklı webinar başarıyla gerçekleştirildi.
Webinar kapsamında, doğru şirket yapısının seçimi, Türkiye ve İngiltere’deki vergisel avantajlar, hukuki yükümlülükler ve uyum süreçleri gibi konular ele alındı. Ayrıca iki ülkenin şirket kuruluş süreçleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilerek katılımcılara uluslararası iş yapıları hakkında kapsamlı bir perspektif sunuldu.
Programın konuşmacıları arasında Av. Kübra Nur Eroğlu ve Av. Melek Acu (LL.M.) yer aldı. Etkinlik boyunca katılımcılar, iki ülkenin hukuki ve vergisel sistemlerine ilişkin önemli bilgiler edinme ve sorularını doğrudan uzmanlara yöneltme fırsatı buldu.
Proximate Investment olarak uluslararası iş ve yatırım ekosistemine katkı sağlayan bilgi paylaşımlarını desteklemeye ve farklı alanlarda değer üreten etkinliklerde yer almaya devam ediyoruz.
Türkiye'de enflasyonun gayrimenkul fiyatlarını reel anlamda aşındırdığı ve mortgage erişiminin sınırlı kaldığı bir ortamda, Türk yatırımcıların gözü yeniden Londra piyasasına çevrildi. Sterlin karşısında eriyen lira, Londra konutunu son yirmi yılda Türk alıcı için hem güçlü bir değer saklama aracı hem de döviz bazlı kira geliri kaynağına dönüştürdü. Londra ve Ankara'da faaliyet gösteren Proximate Investment, bu talebin daha bilinçli ve çok pazarlı bir yatırımcı profiline evrildiğine dikkat çekiyor.
Bu rehber; Londra’da gayrimenkul yatırımı yapmayı düşünen uluslararası bir yatırımcının bilmesi gereken her boyutu — piyasa yapısından bölgesel fırsatlara, satın alım sürecinden vergi planlamasına — baştan sona kapsayan bütünleşik bir çerçeve sunmaktadır.
Bu makale; 2026 yılı itibarıyla Avrupa genelindeki Golden Visa güncellemelerini kapsamlı biçimde ele almakta, bu güncellemelerin uluslararası yatırımcılar için ne anlama geldiğini analiz etmekte ve bu dönüşüm sürecinde Londra merkezli yatırım stratejisinin neden istikrarlı bir alternatif sunduğunu ortaya koymaktadır.